Sağlık Güncel
Kalp Hastalıklarından Korunma
Kalp Hastalıklarından Korunma

Dünya nüfusunun giderek yaşlanması ve yaşam tarzının değişmesi morbidite ve mortalite nedenlerini değiştirmiştir.
Son yüzyılda görülen hızlı endüstrileşme ve sosyo-ekonomik durumdaki gelişime paralel olarak, günümüzde kardiyovasküler hastalıklar endüstrileşmiş toplumlarda erişkin ölümlerinin birincil nedeni haline gelmiştir. İstatistiklere göre, her yıl dünyada 17 milyon kişinin kalp krizinden yaşamını yitirdiği ve milyonlarca insanın yaşam kalitesinin düştüğü tespit edilmiştir.Kalp krizi yaşının görülme sıklığı 2000’li yıllardan önce 60 ve 70’li yaşlarken, bugün 20’li yaşlara kadar gerilemiş durumdadır.
Kalp hastalıkları için belirlenen çeşitli risk faktörleri mevcuttur. Hastalık ortaya çıkmadan önce yapılacak korumada bu risk faktörleri ile savaşmak oldukça önemlidir. Bu risk faktörleri 4 gruba ayrılabilir.
1.Grup risk Faktörleri: (Bu faktörlere müdahale edildiğinde KKH riskini azalttığı kanıtlanmıştır.)
1. Sigara kullanımı
2. LDL kolesterol
3. Hipertansiyon
4. Sol ventrikül hipertrofisi
5. Trombojenik faktörler
6. Aterojenik diyet
2.Grup risk Faktörleri: (Bu faktörlere müdahale edildiğinde KKH riskinin azalacağı öngörülmektedir.)
1. Diyabetes Mellitus
2. Fiziksel inaktivite
3. HDL kolesterol
4. Obezite
5. Postmenapozal durum (kadın)
3.Grup risk Faktörleri: (Bu faktörler modifiye edildiğinde KKH riski muhtemelen düşebilir.)
1. Psikososyal faktörler
2. Trigliseridler
3. Lipoprotein(a)
4. Homosistein
5. Oksidatif stres
6. Alkollü içecek tüketimi
4.Grup risk Faktörleri: (Bu faktörler değiştirilemez.)
1. Erkek cinsiyet
2. Yaş
3. Ailede erken yaş KVH anamnezi
Dünya üzerinde bu kadar hızlı artış gösteren kardiyovasküler hastalıkları önleyebilmenin en etkili yolu; risk faktörlerini azaltmaktır. Bunun içinse şu hususlara dikkat edilmelidir:
- Kalp hastalıkları ve diğer hastalıklar için önemli bir risk faktörü olan sigara içiminin önlenmesi yolundaki çabalara ağırlık verilmelidir.
- Birçok kronik hastalığın etiyolojisinde yer alan, günümüz yaşam biçiminin bir sonucu olarak giderek tüm toplumu etkileyen sedanter bir yaşamdan vazgeçip, günlük fiziksel aktivite düzeyi arttırılmalıdır.
- Yine günümüz çalışma koşulların cazip hale getirdiği hazır beslenme alışkanlıkları ve buna bağlı olarak dengesiz beslenme ile hareketsiz bir yaşamın sonucu oluşan obezitenin önlenmesi, yani ideal vücut ağırlığının korunması korunmada önemlidir.
- Olumsuz yaşam biçimi ile ( dengesiz beslenme, yetersiz aktivite, stres ) daha etkin hale gelen hipertansiyon ve diyabet gibi hastalıkların kontrol altına alınması, kalp hastalıklarından korunmada etkindir.
- Hastaların besin tüketim çeşitliliği ve miktarlarının değerlendirilmesi sonucu belirlenen düşük diyet kalitelerinin daha iyileştirilmesi için günlük yağ tüketim miktarlarının azaltılarak daha çok doymamış yağ tüketimine ağırlık verilmesi, özellikle sebze ve meyve tüketimlerinin arttırılması gerekir.